İstanbul uyuşturucu avukatı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, bulundurma, satma, başkasına verme, sevk etme, nakletme, depolama, imal, ithal ve ihraç etme iddialarıyla yürütülen ceza soruşturmalarında şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen ceza avukatıdır. Bu dosyalarda yalnızca ele geçirilen maddenin miktarı değil; maddenin bulunduğu yer, paketlenme biçimi, telefon kayıtları, banka hareketleri, tanık anlatımları, kriminal raporlar ve arama işleminin hukuka uygunluğu birlikte değerlendirilir.
İstanbul Uyuşturucu Avukatı Hangi Dosyalara Bakar?
Uyuşturucu suçları tek bir fiilden ibaret değildir. Kişisel kullanım amacıyla madde bulundurmak ile uyuşturucu ticareti yapmak birbirinden farklı suçlardır. Bunun yanında uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, uyuşturucu maddeyi başkasına verme, nakletme, depolama veya yurt dışından getirme gibi fiiller de farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçları
- Kullanmak için uyuşturucu madde satın alma ve bulundurma suçları
- Uyuşturucu maddeyi başkasına verme veya sağlama iddiaları
- Uyuşturucu madde imal, ithal veya ihraç etme suçları
- Araçta, evde, işyerinde veya üst aramasında uyuşturucu bulunması
- Telefon mesajları ve sosyal medya yazışmalarına dayalı soruşturmalar
- Teknik takip, fiziki takip ve iletişimin denetlenmesine dayanan dosyalar
- Uyuşturucu soruşturmasında gözaltı ve tutuklama işlemleri
- Etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi
- Yabancı uyruklular hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmaları
- Uluslararası uyuşturucu ticareti, iade ve Interpol bağlantılı dosyalar
Uyuşturucu Suçları Hangi Kanun Maddelerinde Düzenlenir?
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerle ilgili temel suçlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188, 190, 191 ve 192. maddelerinde düzenlenmektedir. Suçun hukuki niteliği, yalnızca ele geçirilen maddeye değil, kişinin madde üzerindeki amacına ve dosyadaki diğer delillere göre belirlenir.
| Suç veya Fiil | Kanun Maddesi | Temel Hukuki Sonuç | Görevli Mahkeme |
|---|---|---|---|
| Uyuşturucu madde imal, ithal veya ihraç etme | TCK 188/1 | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve adli para cezası | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Uyuşturucu satma, satışa arz etme, verme, sevk etme, nakletme, depolama veya ticari amaçla bulundurma | TCK 188/3 | 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve adli para cezası | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma veya özendirme | TCK 190 | Fiilin niteliğine göre hapis ve adli para cezası | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Kullanmak için uyuşturucu satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma | TCK 191 | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis; belirli şartlarla kamu davasının açılmasının ertelenmesi | Asliye Ceza Mahkemesi |
| Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık | TCK 192 | Şartlarına göre cezasızlık veya cezada indirim | Asıl suçun görevli mahkemesi |
Tablodaki yaptırımlar temel düzenlemeleri göstermektedir. Maddenin türü, suçun çocuklara karşı işlenmesi, okul veya yurt yakınlığı, fiilin birden fazla kişiyle ya da örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi gibi nedenler cezada artırım sonucunu doğurabilir.
TCK 188 Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu
Uyuşturucu madde ticareti suçu yalnızca para karşılığında satış yapılmasıyla oluşmaz. Uyuşturucu maddeyi satışa arz etmek, başkasına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, ticari amaçla satın almak, kabul etmek veya bulundurmak da TCK 188 kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle herhangi bir para alışverişinin tespit edilmemesi, dosyanın kendiliğinden kullanma suçu kapsamına gireceği anlamına gelmez.
TCK 188 kapsamındaki soruşturmalarda savcılık, şüphelinin uyuşturucu madde üzerindeki amacını ortaya koymaya çalışır. Savunma makamı ise her delilin kaynağını, elde edilme yöntemini, başka delillerle uyumunu ve isnat edilen fiille bağlantısını ayrı ayrı inceler.
Uyuşturucu Ticareti Suçunun Seçimlik Hareketleri Nelerdir?
Kanunda belirtilen hareketlerden yalnızca birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterli olabilir. Aynı olay kapsamında satış, nakletme ve bulundurma gibi birden fazla hareket gerçekleştirilmişse bunların tek suç mu, zincirleme suç mu yoksa ayrı suçlar mı oluşturduğu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde satmak
- Maddeyi satışa hazır hâlde bulundurmak veya satışa arz etmek
- Karşılıksız olsa bile başkasına vermek
- Bir yerden başka bir yere sevk etmek
- Araçla, kuryeyle veya başka yöntemle nakletmek
- Uyuşturucu maddeyi depolamak
- Ticari amaçla satın almak veya kabul etmek
- Ticari amaçla bulundurmak
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Cezayı Artıran Nedenler
Uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin türlerinden biri olması cezada artırım nedeni olabilir. Suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi toplu bulunulan yerlere belirli mesafe içinde işlenmesi de daha ağır yaptırım sonucunu doğurabilir.
Fiilin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suç örgütü faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi ya da belirli sağlık mesleği mensuplarınca işlenmesi de kanunda ayrıca düzenlenen ağırlaştırıcı nedenler arasındadır. Bu nedenlerin uygulanabilmesi için şartların dosya kapsamında somut delillerle ortaya konulması gerekir.
TCK 191 Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu
Kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da kullanmak TCK 191 kapsamında suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçun kanuni cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis olmakla birlikte, ilk aşamada çoğunlukla kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik mekanizması gündeme gelir.
TCK 191 kapsamındaki dosyalarda kişinin cezalandırılmasından önce uyuşturucu kullanımından uzaklaştırılması ve gerektiğinde tedavi sürecine yönlendirilmesi amaçlanır. Ancak verilen yükümlülüklere uyulmaması, tekrar uyuşturucu kullanılması veya kullanmak amacıyla yeniden madde bulundurulması kamu davası açılması sonucunu doğurabilir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?
Savcılık tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, kişinin beraat ettiği veya dosyanın tamamen kapandığı anlamına gelmez. Erteleme süresi boyunca şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyması, çağrıldığı görüşmelere katılması ve gerekli görülmesi hâlinde tedavi programını takip etmesi gerekir.
Yükümlülüklerin ve yasakların ihlal edilmemesi hâlinde erteleme süresinin sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir. Buna karşılık ısrarlı ihlal veya kanunda belirtilen tekrar fiiller nedeniyle şüpheli hakkında iddianame düzenlenebilir.
Denetimli Serbestlik İhlali Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
- Belirlenen görüşmelere veya programlara geçerli mazeret olmadan katılmamak
- Uygulanan tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmek
- Erteleme süresi içinde yeniden kullanmak için uyuşturucu satın almak
- Uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
- Test ve kontrol yükümlülüklerinden kaçınmak
Her devamsızlık veya her usul eksikliği otomatik olarak kamu davası açılacağı anlamına gelmez. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, kişinin mazereti ve ihlalin ısrar niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.
Uyuşturucu Ticareti ile Kişisel Kullanım Nasıl Ayırt Edilir?
Uyuşturucu madde miktarı önemli bir kriter olmakla birlikte tek başına suçun niteliğini belirlemez. Çok düşük miktarda madde ele geçirilmesi ticaret suçunu kesin olarak ortadan kaldırmadığı gibi, yüksek miktar bulunması da her olayda otomatik olarak ticaret suçunu oluşturmaz. Mahkeme, dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirir.
| İncelenen Kriter | Kullanım Amacını Destekleyebilecek Durum | Ticaret İddiasını Destekleyebilecek Durum |
|---|---|---|
| Maddenin miktarı | Kişinin kullanım alışkanlığı ve süreyle uyumlu miktar | Kişisel ihtiyaçla açıklanamayacak miktar |
| Paketleme biçimi | Tek paket veya kullanım biçimiyle uyumlu saklama | Satışa hazır çok sayıda küçük paket |
| Ele geçirilen eşyalar | Kişisel kullanıma ilişkin aparatlar | Hassas terazi, boş poşetler, paketleme malzemeleri |
| Telefon kayıtları | Kullanım veya temin amacıyla sınırlı yazışmalar | Sipariş, fiyat, miktar ve teslimat içerikli görüşmeler |
| Para hareketleri | Olağan gelir ve harcama düzeni | Açıklanamayan yoğun para transferleri veya nakit |
| Yakalanma yeri | Kişinin konutu veya kullanım alanı | Satış yapıldığı iddia edilen nokta veya teslimat güzergâhı |
| Tanık anlatımları | Kullanıcı olduğuna ilişkin tutarlı anlatımlar | Madde satıldığı veya verildiğine ilişkin doğrudan beyanlar |
Uyuşturucu ticareti ile kullanmak için bulundurma ayrımında savunma, yalnızca maddenin gramajına dayandırılmamalıdır. Paketlerin kime ait olduğu, parmak izi veya DNA incelemesi yapılıp yapılmadığı, telefonun fiilen kim tarafından kullanıldığı, yazışmaların bağlamı ve ihbarın güvenilirliği de araştırılmalıdır.
İstanbul’da Uyuşturucu Soruşturması Nasıl İlerler?
İstanbul’da uyuşturucu soruşturmaları suçun işlendiği yerin bağlı bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür. Olayın gerçekleştiği ilçeye göre Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi, İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Küçükçekmece veya diğer yetkili adliyeler görevli olabilir. Yetkili savcılık ve mahkeme, şüphelinin ikametgâhından ziyade esas olarak suçun işlendiği yer dikkate alınarak belirlenir.
- İhbar veya kolluk tespiti: Soruşturma ihbar, fiziki takip, teknik takip, başka bir şüphelinin beyanı veya suçüstü işlemiyle başlayabilir.
- Yakalama ve arama: Şüphelinin üstü, aracı, konutu veya işyeri kanundaki şartlara göre aranabilir.
- El koyma: Uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeler, telefonlar, para ve diğer eşyalar tutanakla muhafaza altına alınabilir.
- Kriminal inceleme: Ele geçirilen maddenin türü, net miktarı ve etkin madde oranı laboratuvar raporuyla belirlenir.
- İfade işlemi: Şüpheli kollukta veya doğrudan Cumhuriyet savcısı huzurunda ifade verebilir.
- Tutuklama veya adli kontrol talebi: Savcılık, şüpheliyi serbest bırakabilir ya da sulh ceza hâkimliğine sevk edebilir.
- İddianame: Yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varılırsa kamu davası açılır.
- Kovuşturma: Deliller görevli ceza mahkemesinde tartışılır ve sanığın savunması alınır.
Arama ve El Koyma İşlemleri Neden Önemlidir?
Uyuşturucu dosyalarının önemli bir bölümü ev, araç, işyeri veya üst araması sonucunda elde edilen maddi delillere dayanır. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre şüpheli veya sanığın aranabilmesi için yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe bulunmalıdır. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Arama kararında aramanın nedeni, aranacak kişi veya adres ve kararın geçerli olduğu süre açıkça gösterilmelidir. Tutanaklarda aramanın başlangıç ve bitiş zamanı, hazır bulunan kişiler, bulunan eşyalar ve el koyma işlemleri belirtilmelidir. Arama işleminin kanuna aykırı yürütülmesi hâlinde ele geçirilen delillerin hükme esas alınıp alınamayacağı ayrıca tartışılır.
Arama Sırasında Avukat Bulunabilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz. Bununla birlikte avukatın gelmesinin beklenip beklenmeyeceği, somut işlemin niteliği ve gecikme riski gibi konular ayrıca değerlendirilir. Savunma açısından arama kararının, tutanakların, kamera kayıtlarının ve el koyma listesinin mümkün olan en kısa sürede incelenmesi önemlidir.
Telefon ve Dijital Materyal İncelemesi
Telefonun fiziki olarak ele geçirilmesi ile telefon içeriğinin incelenmesi aynı işlem değildir. Mesajlar, arama kayıtları, fotoğraflar, konum verileri ve uygulama içerikleri uyuşturucu ticareti iddiasında delil olarak kullanılabilir. Ancak dijital materyalin hangi karara dayanılarak incelendiği, verilerin nasıl kopyalandığı, bütünlüğünün korunup korunmadığı ve içeriğin şüpheliyle nasıl ilişkilendirildiği denetlenmelidir.
Bir mesajda geçen tek bir kelime veya rakam, bağlamdan koparılarak kesin satış delili olarak kabul edilmemelidir. Görüşmenin tamamı, tarafların kimliği, önceki ve sonraki mesajlar, iletişim zamanı ve diğer delillerle bağlantı birlikte değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Suçlarında Gözaltı ve İfade Süreci
Şüphelinin kolluk veya savcılık ifadesinde susma hakkı, avukat yardımından yararlanma hakkı ve lehine olan delillerin toplanmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Şüpheli, içeriğini tam olarak anlamadığı bir tutanağı imzalamamalı; kendisine yöneltilen suçlamayı ve mevcut delillerin kapsamını öğrenmeden tahmine dayalı açıklamalarda bulunmamalıdır.
İlk ifade sırasında verilen çelişkili veya eksik bilgiler ilerleyen aşamalarda savunmanın güvenilirliğinin tartışılmasına neden olabilir. Bu nedenle olayın kronolojisi, ele geçirilen eşyanın mülkiyeti, kişinin bulunduğu yer ve diğer şüphelilerle ilişkisi ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Tutuklama Zorunlu mudur?
TCK 188’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tutuklama bakımından katalog suçlar arasında sayılmaktadır. Ancak bir suçun katalog suç olması, her şüphelinin otomatik olarak tutuklanacağı anlamına gelmez.
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kaçma, saklanma, delilleri yok etme veya tanıklar üzerinde baskı kurma gibi bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Tutuklama tedbirinin ölçülü olup olmadığı ve adli kontrolün yeterli kalıp kalmayacağı da gerekçeli biçimde değerlendirilmelidir.
Adli Kontrol Uygulanabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza verme, konutu terk etmeme veya güvence yatırma gibi adli kontrol tedbirleri uygulanabilir. Şüphelinin sabit ikametgâhı, düzenli işi, aile bağları, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması ve kaçma şüphesinin bulunmaması adli kontrol değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Uyuşturucu Dosyalarında Hangi Deliller İncelenir?
- Ele geçirilen maddenin kriminal laboratuvar raporu
- Maddenin brüt ve net ağırlığı
- Etkin madde oranı ve uyuşturucu türü
- Arama ve el koyma tutanakları
- Kamera ve polis yaka kamerası görüntüleri
- Telefon görüşmeleri ve mesaj kayıtları
- Banka hesap hareketleri ve para transferleri
- Hassas terazi ve paketleme materyalleri
- Parmak izi ve DNA bulguları
- Fiziki takip ve teknik takip tutanakları
- Gizli soruşturmacı veya muhbir anlatımları
- Diğer şüpheli ve tanık beyanları
- HTS ve baz istasyonu kayıtları
- Araç takip ve konum verileri
Ceza yargılamasında önemli olan yalnızca bir delilin bulunması değil, bu delilin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması ve sanıkla suç arasında güvenilir bir bağlantı kurmasıdır. Kanuna aykırı şekilde elde edilen delillerin reddedilmesi ve hükmün yalnızca hukuka uygun delillere dayanması gerekir.
Başka Bir Şüphelinin Beyanı Tek Başına Yeterli midir?
Uyuşturucu soruşturmalarında yakalanan kişilerden biri, maddeyi başka bir kişiden aldığını söyleyebilir. Bu tür beyanlar soruşturmanın genişletilmesine neden olabilir. Ancak kendisini cezadan kurtarmak veya indirimden yararlanmak isteyen kişinin soyut anlatımı, her durumda tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilmemelidir.
Beyanın telefon kayıtları, kamera görüntüleri, para transferleri, yer bilgileri veya ele geçirilen başka delillerle desteklenip desteklenmediği araştırılmalıdır. Beyanlar arasındaki çelişkiler ve teşhis işleminin nasıl yapıldığı da savunma kapsamında incelenmelidir.
Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık
TCK 192, uyuşturucu suçları bakımından özel etkin pişmanlık hükümleri içermektedir. Yetkili makamların suçu öğrenmesinden önce yapılan bildirimlerle, suç öğrenildikten sonra soruşturmaya sağlanan yardım aynı hukuki sonuçları doğurmaz. Şartlarına göre cezasızlık veya cezada belirli oranda indirim gündeme gelebilir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması otomatik değildir. Verilen bilginin doğru, somut, daha önce bilinmeyen ve suçun ortaya çıkarılmasına ya da diğer faillerin yakalanmasına gerçekten katkı sağlayan nitelikte olması aranabilir. Bu nedenle etkin pişmanlık yönünde açıklama yapılmadan önce doğabilecek hukuki sonuçlar değerlendirilmelidir.
Etkin Pişmanlık Her Sanık İçin Uygulanır mı?
Hayır. Yalnızca isim vermek veya genel nitelikte açıklama yapmak yeterli olmayabilir. Bilginin uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini, diğer şüphelilerin belirlenmesini veya suçun çözülmesini sağlaması gerekir. Katkının niteliği, zamanı ve doğruluğu mahkeme tarafından değerlendirilir.
Uyuşturucu Davasında Avukatın Görevi Nedir?
İstanbul uyuşturucu avukatı, müvekkilinin yerine olay kurgulayan kişi değildir. Avukatın görevi, isnadı ve delilleri hukuki yönden incelemek, şüpheli veya sanığın haklarını korumak, hukuka aykırı işlemlere itiraz etmek ve lehe delillerin dosyaya kazandırılmasını sağlamaktır.
- Yakalama ve gözaltı işlemlerini takip etmek
- Şüpheliyle gizli görüşme gerçekleştirmek
- Kolluk ve savcılık ifadesinde hazır bulunmak
- Arama, el koyma ve yakalama tutanaklarını incelemek
- Tutuklama talebine karşı savunma hazırlamak
- Adli kontrol veya tahliye talebinde bulunmak
- Kriminal ve dijital inceleme raporlarına itiraz etmek
- Tanık ve diğer şüpheli beyanlarını karşılaştırmak
- Kullanım ve ticaret ayrımına ilişkin delilleri sunmak
- Etkin pişmanlık şartlarını değerlendirmek
- İddianame ve esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak
- İstinaf ve temyiz kanun yollarını takip etmek
Yabancı Uyrukluların Uyuşturucu Soruşturmaları
Yabancı uyruklu kişinin Türkiye’de uyuşturucu suçundan soruşturulması hâlinde ceza dosyasının yanında ikamet izni, çalışma izni, sınır dışı işlemleri ve Türkiye’ye giriş yasağı gibi idari sonuçlar da ortaya çıkabilir. Kişinin tercüman hakkı bulunmaktadır ve anlamadığı bir dilde ifade veya tutanak imzalaması savunma hakkı bakımından ciddi sorunlara neden olabilir.
Dosyanın başka bir ülkedeki soruşturmayla bağlantılı olması hâlinde adli yardımlaşma, iade talebi, uluslararası yakalama kaydı ve Interpol bildirimi gibi süreçler de gündeme gelebilir. Böyle bir durumda Türkiye’de yürütülen ceza savunması ile uluslararası işlemler birbirinden kopuk şekilde yürütülmemelidir.
Interpol ve Uluslararası Uyuşturucu Dosyaları
Uyuşturucu imal, ithal veya ihraç etme iddiası birden fazla ülkeyi ilgilendirebilir. Şüphelinin başka ülkede bulunması, yurt dışına çıkması veya yabancı makamlarca aranması hâlinde iade ve Interpol süreçleri başlayabilir. Uluslararası bildirim bulunması kişinin kesinleşmiş mahkûmiyetinin olduğu anlamına gelmez; bildirimin dayanağı, amacı ve güncelliği ayrıca incelenmelidir.
Türkiye’deki soruşturma ile yabancı ülkedeki yakalama veya iade dosyasının aynı delillere dayanıp dayanmadığı, kişi hakkında geçerli bir mahkeme kararı bulunup bulunmadığı ve insan haklarına ilişkin itirazların mevcut olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Avukat Esra Aslan ile Hukuki Sürecin Değerlendirilmesi
Uyuşturucu soruşturmasının İstanbul’da yürütülmesi ve dosyada yabancılık, uluslararası yakalama, iade veya Interpol boyutunun bulunması hâlinde süreç birden fazla hukuk alanını ilgilendirebilir. Bu kapsamda Avukat Esra Aslan ile görüşülerek somut dosyanın ceza hukuku ve uluslararası hukuk yönünden birlikte değerlendirilmesi sağlanabilir.
Dosyanın mevcut aşaması, yakalama veya tutuklama kararı, ele geçirilen deliller ve varsa yabancı ülke bağlantıları incelendikten sonra izlenecek hukuki yol belirlenebilir. Görüşme talebi için iletişim sayfası kullanılabilir.
Yakalama veya Arama Sonrasında İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
- Arama, yakalama ve el koyma tutanaklarının bir örneği talep edilmelidir.
- Ele geçirilen eşyanın kime ait olduğu açık şekilde tutanağa geçirilmelidir.
- İçeriği okunmayan veya anlaşılmayan belgeler imzalanmamalıdır.
- Kişi susma ve avukat yardımından yararlanma hakkını kullanabilir.
- Telefon şifresi, dijital inceleme ve veri kopyalama işlemlerinin hukuki dayanağı incelenmelidir.
- Tanık olabilecek kişiler ve kamera kayıtları mümkün olan en kısa sürede belirlenmelidir.
- Kullanılan reçeteli ilaçlar veya sağlık kayıtları varsa belgelenmelidir.
- Soruşturmayla ilgili sosyal medya paylaşımı yapılmamalıdır.
- Diğer şüphelilerle ortak ifade oluşturma girişiminden kaçınılmalıdır.
- Dosyaya ilişkin belgeler ceza hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından incelenmelidir.
İstanbul Uyuşturucu Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Üzerimde uyuşturucu bulunursa doğrudan tutuklanır mıyım?
Hayır. Maddenin türü, miktarı, bulundurma amacı, kişinin davranışları ve diğer deliller değerlendirilir. Kullanmak için bulundurma ile ticaret suçunun yaptırımları ve soruşturma usulleri birbirinden farklıdır.
Uyuşturucu kullanma suçunda hapis cezası uygulanır mı?
TCK 191’de hapis cezası öngörülmekle birlikte soruşturma aşamasında belirli şartlarla kamu davasının açılması ertelenebilir ve denetimli serbestlik uygulanabilir. Yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde kamu davası açılabilir.
Arkadaşıma ücretsiz uyuşturucu vermek ticaret suçu sayılır mı?
Uyuşturucu maddenin ücretsiz verilmesi, fiilin hukuki sorumluluk doğurmasını engellemez. TCK 188’de “başkasına verme” ayrı bir seçimlik hareket olarak düzenlenmiştir. Somut olayın özelliklerine göre uyuşturucu ticareti veya sağlama suçu gündeme gelebilir.
Hassas terazi bulunması tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?
Hassas terazi önemli bir delil olarak değerlendirilebilir ancak tek başına suçun kesin kanıtı değildir. Terazide uyuşturucu kalıntısı veya parmak izi bulunup bulunmadığı, terazinin kullanım amacı ve diğer delillerle bağlantısı araştırılmalıdır.
Telefon mesajları uyuşturucu ticaretine delil olabilir mi?
Evet. Sipariş, fiyat, miktar ve teslimat içerdiği değerlendirilen mesajlar delil olarak kullanılabilir. Ancak mesajların bağlamı, tarafların kimliği, telefonun kimin kullanımında olduğu ve verilerin hukuka uygun elde edilip edilmediği incelenmelidir.
Ev arkadaşımın odasında bulunan maddeden sorumlu tutulur muyum?
Bir konutta uyuşturucu bulunması, evde yaşayan herkesin otomatik olarak suçlu kabul edilmesini gerektirmez. Maddenin bulunduğu bölüm, eşyayla fiili hâkimiyet, parmak izi, mesajlar ve kişilerin beyanları değerlendirilerek aidiyet belirlenir.
Uyuşturucu madde miktarı kaç gram olursa ticaret suçu oluşur?
Kanunda bütün uyuşturucu türleri için geçerli sabit bir gram sınırı bulunmamaktadır. Miktar; paketleme, kullanım alışkanlığı, ele geçirilen diğer eşyalar, mesajlar ve para hareketleriyle birlikte değerlendirilir.
Uyuşturucu ticareti suçunda etkin pişmanlıktan nasıl yararlanılır?
Verilen bilginin suçun ortaya çıkarılmasına, uyuşturucunun ele geçirilmesine veya diğer faillerin yakalanmasına gerçek bir katkı sağlaması gerekir. Başvurunun zamanı ve bilginin niteliği uygulanacak indirim veya cezasızlık bakımından önemlidir.
Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Tutuklama kararına kanuni süre içinde itiraz edilebilir. Ayrıca soruşturma ve kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında tahliye veya adli kontrol uygulanması talep edilebilir.
Uyuşturucu dosyasında avukat ne zaman devreye girmelidir?
Avukatın yalnızca dava açıldıktan sonra değil, mümkünse yakalama ve gözaltı aşamasında sürece katılması önemlidir. İlk ifade, arama tutanakları ve tutuklama sorgusu dosyanın ilerleyen aşamalarını doğrudan etkileyebilir.
İstanbul’da uyuşturucu davası hangi adliyede görülür?
Yetkili adliye suçun işlendiği ilçeye göre belirlenir. Olayın yerine göre İstanbul Adliyesi, İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy Adliyesi, Küçükçekmece Adliyesi veya başka bir ağır ceza merkezi görevli olabilir.
Yabancı uyruklu kişi uyuşturucu suçundan sınır dışı edilir mi?
Ceza soruşturmasının yanında yabancılar hukuku kapsamında idari işlemler başlatılabilir. Ancak sınır dışı kararı otomatik değildir; suçlama, kişinin hukuki statüsü, aile bağları ve uluslararası koruma ilkeleri birlikte değerlendirilir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her uyuşturucu soruşturması; ele geçirilen maddenin türü, miktarı, delillerin elde edilme yöntemi ve şüphelinin kişisel durumu bakımından farklıdır. Somut dosyaya ilişkin hukuki yol, soruşturma evrakı incelendikten sonra belirlenmelidir.

